|

Efes’in prensi Rusya’yı fethediyor
- Anadolu Grubu’nun kurucusu Kamil Yazıcı’nın aynı adı taşıyan 23 yaşındaki
torunu, “dünyanın en zor, ama en çok istikbal vaad eden pazarı” olarak
nitelediği Rusya’da dedesinin izinden yürüyor.
Türk’üm, çalışkanım, dünya markasıyım!
Colin’s Rusya’da en çok bilinen üç jeans
markasından biri. Ama çoğunluk Amerikan markası sanıyor.
Başarının sırrı Türk-Rus sentezi -
İsmail Koçak Rusya’ya 15 yıl önce genç bir
mühendis olarak geldi, en büyük inşaat şirketlerinden birinin patronu oldu.
Bakkallarda satılmaz, Rusya’da satılır
- 29 yaşındaki Kamil Bilgiç’le 35 yaşındaki
Cengiz Savul, Muya’nın Türkiye’deki başarısini Rusya’ya taşımayı başaran iki
genç. Muya’nın Rusya öyküsünü Pusula’ya anlattılar.
Reklamla gelen başarı
- Evyap, ürünlerinin başarısını bu iki
ülkede yürütülen başarılı reklam kampanyalarına borçlu.
Oltayı Sinop’ta attı, balığı Rusya’da tuttu!
- 19 yaşında Moskova’ya geldi, 33 yaşında
başarıyı yakaladı.
Wall Street’ten Moskova’ya
- Harvard master’lı Batubay Özkan, henüz 28
yaşında ama ünlü milyarder Hodorkovski’nin bankası Rus Trust Bank’ın üst
yönetimindeki tek yabancı.
Harvard’ta master, ünlü Hamilton College’de
tarihi bir birincilik, Wall Street’te staj, Moskova’da üst düzey banka
yöneticiliği ve bunarın hepsini 28 yıla sığdırma başarısı... Aslında ilk bakışta
ortada bir çelişki var: Parlak yaşam öyküsüyle ters orantılı bir alçak gönüllük
içinde Batubay Özkan. Ama belli ki, başarısında bu yönü de önemli rol oynuyor.
Göz doktoru olan babası, Belçika’nin itibarlı
bir üniversite hastanesinde görev yaptığı sırada, 1975 yılında bu ülkede
doğuyor. Daha bir yasinda Turkiye’ye geliyor ve ortaokul ile liseyi Robert
Kolej’de tamamlıyor. Bu okuldan mezun olan bir cok genç gibi o da ABD’nin yolunu
tutuyor ve prestijli Hamilton College’da ekonomi okumaya başlıyor.
Özkan,
bu okulda öğrenim gören ilk Türk değil. Ancak, 1814-1997 arası, yani Hamilton
College’in 183 yıllık tarihinde en yüksek notla mezun olan öğrenci; yüzde 96. 5
ortalamasına ulaşabilen ilk kişi. Erol Aksoy’un da mezunu olduğu bu okulda
okuyan Türklerin iyi bankacı olduğu kanısı, Özkan’ın üniversite sonrası Wall
Street’te Goldman Sachs’a girmesiyle daha da pekişiyor. Özkan, kendi deyimiyle
“dünyanın en iyi yatırım bankasında günde 17 saat çalışarak” deneyim kazanıyor.
1999’da başka bir rüyasını gerçekleşiyor ve master için Harvard’a yaptığı
başvuru kabul ediliyor. O günleri, “Aynı dili konuşan insanlar grubu olarak çok
güzel günler geçirdim. 40 ülkeden arkadaşım vardı” diye anlatıyor. O
arkadaşlardan biri de, şimdiki eşi Marina. Okul bitince Özkan daha önce
çalıştığı bankaya, Marina ise Moskova’ya dönüyor ve özlem dolu bir dönem
başlıyor. Moskova ile New York’un ortasını, yani Londra’yı seçiyorlar buluşmalar
için.
Özkan, birkaç kere Rusya’ya geldikten sonra
kendisini bir yol ayrımında buluyor. “ABD’de yaptım, Rusya’da da yapabilir
miyim” sorusuyla yeni bir meydan okuma ile karşı karşıya kalıyor. Moskova’da hiç
yabancılık hissetmediğini farkedince kendi kendine çektiği resti hemen görüyor.
“Rusya gençlere güzel fırsatlar sunuyor. Hem ben yer değiştirmekten de
hoşlanırım” diyor ve evlilik kararı da beraberinde geliyor.
Böylece, Özkan kendisini bir anda Trust and
Invesment Bank’ın ilk yabancı Managing Director olarak 2002 yılı nisan ayında
Moskova’da buluyor. Bu, Rusya’nın en zengin işadamı, petrol milyarderi
Hodorkovski’nin bankası. Bankadakiler, genç yaşında gökten zembille iner gibi
bir anda karşılarında gördükleri Türk meslektaşlarına yardım etmek için çaba
gösteriyorlar. Özkan’ın gelişi bankayı hareketlendiriyor: Rusya’da bilinmeyen
bazı banka uygulamaları onunla başlıyor. O da bankasından çok memnun: “Hisse
senedi opsiyonu yapan tek Rus bankasıyız. Ruble bono ve euro bono piyasalarında
Rusya’da bir numarayız.”
Neşeli, cana yakın ve çalışkan Türk genciyle
başlayan deneyim banka yönetimi etkiliyor ve ardından başka yabancılar alınıyor.
Ama Özkan bankada en üst düzey görev yapan tek yabancı olmaya devam ediyor.
|