|

Efes’in prensi
Rusya’yı fethediyor -
Anadolu Grubu’nun kurucusu Kamil Yazıcı’nın aynı adı taşıyan 23 yaşındaki
torunu, “dünyanın en zor, ama en çok istikbal vaad eden pazarı” olarak
nitelediği Rusya’da dedesinin izinden yürüyor.
Kamil Yazıcı henüz 23 yaşında. Türkiye’nin en
büyük şirketlerinden Anadolu Grubu’nun üçüncü kuşak temsilcilerinden biri.
Dedesiyle adaş. Efes Pilsen’in mimarı, Türk sanayisinin ‘ulu çınarı’ Kamil
Yazıcı’nın izinden yürüyen ‘örnek torun’. “Patron” etiketini şimdilik bir yana
koyup, Efes İçecek Grubu’nun Moskova’daki proje geliştirme bölümünde, kendi
deyimiyle ‘stajyer’ ruhuyla arı gibi çalışıyor.
Kamil Yazıcı, daha 4 yaşında ilkokula başlayarak
herkesi şaşırtmış. 10 yıl kaldığı ABD’de, disiplini ile meşhur New York Askeri
Akademisi’ni bitirmiş. Başlangıçta okulun disiplini ağır gelmiş ama ilerleyen
yıllarda bu eğitimin faydasını görmeye başlamış. Bugün de Moskova’da her sabah
en geç 7’de zıpkın gibi kalkıp spor yaparak güne başlamayı, askeri okul
alışkanlıklarına borçlu! Dha sonra Atlanta’da “Coca Cola Okulu” diye ünlenen
Emory Ünivesitesi Roberto Goizueta Business School’dan mezun olmuş. Ve 2000’de
Türkiye’ye dönmüş.
Aslında okul yıllarının başında iş hayatından
çok, müzikten, resime ve edebiyata daha farklı alanlara ilgi duymuş Kamil
Yazıcı. Ama daha çocukluğunda, Boğaziçi’ndeki evlerinin önünde balık tutup
yoldan geçenlere satma hevesini de “ilk ticaret deneyimi” olarak unutmuyor.
Zaten sonunda şunu fark etmiş: Yaratıcılık, hayatın her alanında geçerli.
Sanatçı da olsanız, pazarlamacı da olsanız, önemli olan yaratıcı olabilmek.
Genç Yazıcı, önce İstanbul’da Anadolu Grubu’nun
değişik bölümlerinde çalışıp iş hayatına adım atmış. Uluslararası pazarlama
konusuna odaklanınca da, bunun için en uygun olan pazara, Rusya’ya yönelmiş.
“Rusya’da Efes Pilsen ve Starıy Melnik olarak zaten kendi grubumuzda lideriz.
Rusya dünyanın en zor, ama en çok istikbal vaad eden pazarı. Bu yüzden burada
olmak bana çok şey katıyor” diyor.
Hayatında ilk kez Rusya’ya gelen Kamil Yazıcı
önce bir şok yaşamış. Beklediğinden çok farklı bir Rusya bulmuş. O günleri
anlatırken, “Rusya’yı daha yoksul, daha geri kalmış bir halde bulacağımı
sanmıştım. Ama burada sadece maddi varlığıyla değil, kültürel altyapısıyla da
çok zengin bir ülkeyle karşılaştım” diyor. Hemen Rusça özel ders almaya
başlamış. 10 aydır her hafta sonu aksatmadan ders alıyor. Rusçanın zor bir dil
olmasından şikayetçi. “Ama bizim Efes Pilsen olarak aktif olduğumuz 10 ülkeden
9’unda Rusça anlaşmak mümkün. Ben hem sabırlı, hem azimliyim. Rusçayı
öğreneceğim” diyor gülerek. Rusya’ya “teorik” yaklaşmadığını, “pratik” olarak ve
yaşayarak öğrendiğini söylüyor. Rus yazarlarını da severek okuyor fakat,
Dostoyevski için, “Çok büyük bir yazar ama karanlık günlerde okunmamasını
tavsiye ederim!” diyor.
Kamil Yazıcı şirketin ve kendisinin geleceğine
nasıl bakıyor? “Yazıcı ve Özilhan aileleri 1950’lerde iş hayatına başlamış.
Dedemler 1960’ların sonunda tatile için Çekoslavakya’ya gitmişler. Bir
restoranda Çek birası içerken, Türkiye’de üretim yapma fikri akıllarına gelmiş.
1969’da Efes’i ilk kez üretip, bugünün uluslararası markasını yaratmışlar. Şimdi
artık Yazıcı ve Özilhan ailelerinden biz, 3. kuşak olarak yetiştik. Bayrak
yarışına biz devam edeceğiz. Önümüzde büyük bir misyon var: ‘Kalıcı olurken
değeri arttırmak’. Bunun için uğraşacağız. Ve bu hedeflere ulaşmak için de Rusya
en önemli pazar”.
Dedesinin adını taşıyor olmak nasıl bir duygu?
“Bu benim için çok onurlu ama aynı zamanda çok ağır bir yük” diyor, “Çünkü
dedemin adı her zaman dürüstlük, çalışkanlık, çağdaşlıkla anılıyor. Ona layık
olmak için çok çalışmam gerekiyor.”
Kamil Yazıcı’ya Ruslar hakkındaki izlenimlerini
soruyoruz. Anlatıyor: “Ruslar çok kültürlü ama şu an uzmanlık konusunda biraz
zayıflar. Onu da zamanla geliştireceklerine ve 21. yüzyılın en güçlü
ülkelerinden biri olacaklarına inanıyorum. Çünkü bunun için gerekli kültürel,
entelektüel altyapı fazlasıyla var. Ruslar kimi açılardan biz Türklere benizyor.
Onlar da daha çok duygusal, samimi insanlar. Mesela ABD ile kıyasladığımda Rus
inasnı bana çok daha yakın. ABD’de duyguların değil mantığın mutlak egemen
olduğu oturmuş bir sitem var, robot gibi çalışma gerekliliği var. Ruslar bize
daha yakın.”
Kamil Yazıcı, Moskova’da Efes Pilsen’in proje
geliştirme yöneticisi olarak yeni ufuklara yelken açmanın heyecanını yaşıyor.
Bugüne dek Rusya’ya 120 milyon dolar yatırım yapan, üç fabrikası olan Efes, her
geçen gün büyüyor. Efes Pilsen ve Starıy Melnik ile başlayan markalara sürekli
yenileri ekleniyor. Yüzde 7,6 pay ile Rusya pazarında üçüncü büyük olan Efes,
hedeflerini büyütüyor. Kamil Yazıcı da bu büyük heyecanların tam ortasında,
sürekli deneyim kazanarak kendini geliştiriyor ve Anadolu Grubu’nda daha önemli
sorumluluklara kendini hazırlıyor. Rusya pazarına yönelmek isteyen
müteşebbislere de mesaj yolluyor: “Rusya treni belki birada başkaları için
kaçtı. Ama birçok sektörde hala büyük boşluklar var ve tren henüz kaçmadı.
Rusya’nın geleceği sağlam, korkular yersiz. Bu pazarda fırsatlar bitmez.”
Türk’üm, çalışkanım, dünya markasıyım!
Colin’s Rusya’da en çok bilinen üç jeans
markasından biri. Ama çoğunluk Amerikan markası sanıyor.
Başarının sırrı Türk-Rus sentezi -
İsmail Koçak Rusya’ya 15 yıl önce genç bir
mühendis olarak geldi, en büyük inşaat şirketlerinden birinin patronu oldu.
Bakkallarda satılmaz, Rusya’da satılır
- 29 yaşındaki Kamil Bilgiç’le 35 yaşındaki
Cengiz Savul, Muya’nın Türkiye’deki başarısini Rusya’ya taşımayı başaran iki
genç. Muya’nın Rusya öyküsünü Pusula’ya anlattılar.
Reklamla gelen başarı
- Evyap, ürünlerinin başarısını bu iki
ülkede yürütülen başarılı reklam kampanyalarına borçlu.
Oltayı Sinop’ta attı, balığı Rusya’da tuttu!
- 19 yaşında Moskova’ya geldi, 33 yaşında
başarıyı yakaladı.
Wall Street’ten Moskova’ya
- Harvard master’lı Batubay Özkan, henüz 28
yaşında ama ünlü milyarder Hodorkovski’nin bankası Rus Trust Bank’ın üst
yönetimindeki tek yabancı.
|