|

Efes’in prensi Rusya’yı fethediyor
- Anadolu Grubu’nun kurucusu Kamil Yazıcı’nın aynı adı taşıyan 23 yaşındaki
torunu, “dünyanın en zor, ama en çok istikbal vaad eden pazarı” olarak
nitelediği Rusya’da dedesinin izinden yürüyor.
Türk’üm, çalışkanım, dünya markasıyım!
Colin’s Rusya’da en çok bilinen üç jeans
markasından biri. Ama çoğunluk Amerikan markası sanıyor.
Niğde’nin Aksaray ilçesinin Gökçe köyünden 25
yıl önce yola çıktılar. Beş büyükbaş hayvanı satıp ilk dikiş makinalarını
aldılar. Ufku açık bir babanın beş oğluydular. Hiç durmadan çalıştılar,
çalıştılar. Memleketin sınırlarını aştılar. Ve kimilerini “Türk malı” olduğuna
zorlukla inandırdıkları “Colin’s”i dünya markası yaptılar.
Moskova’da Colin’s ofisinde, Eroğlu Şirketler
Grubu’nun Rusya sorumlusu Yavuz Eroğlu ile sohbet ediyoruz. Yavuz Eroğlu, beş
kardeşin en küçüğü. Henüz 37 yaşında. Rus-Türk İşadamları Birliği RTİB’in de
yönetim kurulu üyesi. “Colin’s”in Rusya’da en çok bilinen üç jeans markasından
biri olmasında, 26 mağaza ve 90 satış noktasına ulaşmasında en çok emeği
geçenlerin başında. Gülerek anlatıyor: “Bir gün uçakta yanıma bir Rus işadamı
oturdu. Sohbete başladık. Kim olduğumu sorudu. Söyledim. İnanmadı. ‘Colin’s
Amerikan markası, yalan söyleme!’ dedi. Ne söylediysem bizim şirketimiz olduğuna
inandıramadım. İstanbul’a vardık. Ertesi gün otelinden aldırtıp fabrikamızı
gezdirdim de inandı.”
Eroğlu kardeşler 1970’te İstanbul’da küçük bir
atölyede fason erkek konfekisyon üretimiyle başlıyor işe. 1983’ten sonra 1994’e
kadar Fransa’ya üretim yapacak kadar büyüyorlar. 1994’te ilk fabrikalarını
kurmaları dönüm noktası oluyor. Blue jeans üretiminde iddialı hale geliyorlar. O
dönem bavul ticaretinin de altın yılları. Ruslar Lalei’ye akın ediyor. Eroğlu
kardeşler de iyi iş yapıyor. Türkiye’de 1994 krizi olunca, yeni pazarlar
aranıyor. Aile, en küçük kardeş Yavuz Eroğlu’nu Rusya’ya yolluyor.
“Kimileri ‘Malınız zaten iyi satılıyor, Ruslar
gelip burada alıyor, riske ne gerek var’ diyordu. Ama biz Rusya’nın çok büyük
pazar olduğunu, kalıcı olmak için pazarda bizzat var olmak gerektiğini erken
anladık” diyor Eroğlu. Rusya’da atılan ilk kalıcı adımlardan sonra 1996’da
“Colin’s”i zirveye taşıyacak büyük hamle yaplıyor.
“Sovyet devrinden de bilinen bir tek Levi’s
markası var. İyi bir reklam kampanyası yaparsak iki numara biz oluruz ve
Rusya’da marka oluruz. Fırsat bu fırsat” deniliyor. 3 ayda tam 1 milyon 350 bin
dolarlık reklam harcaması yapılıyor. Rusya’da dağ-taş Colin’s billboardlarıyla
doluyor. Ve 1998’e kadar 4 milyon dolar harcanıyor reklam için. Colin’s bunun
karşılığını fazlasıyla alıyor. Satışlar patlıyor. Mağazalar açılıyor. Bayilikler
veriliyor. Moskova’dan St. Petersburg’a, Kazan’dan Yekaterinburg’a her yerde
Colin’s giyiliyor. 2001 mayısında Moskova yakınlarında bir fabrika kuruluyor ve
ilk etapta penye üretimine de başlanıyor. Rusya’ya Ukrayna da ekleniyor. Orada
da 4 yılda 16 mağazaya ulaşılıyor.
“Biz yola ‘dünya markası’ olmak için çıktık.
Artık dünyada sadece markalar var. Hangi malın nerede üretildiğinin hiçbir önemi
yok ” diyor Yavuz Eroğlu. “Her ürünümüzde ‘Made in Turkey’ yazılıdır. Çünkü
kalitemiz üst düzey. İngiltere’den Almanya’ya kadar birçok ülkede kendi
mağazamız var. Yakında Manhattan’da da açılış yapacağız.” Colin’s Türkiye
fabrikasında dünya devlerine fason üretim yapıyor. Tommy Hilfiger, Calvin Klein,
Mexx, Next, Reebok bunlardan birkaçı. Eroğlu, “Dünyanın her yerinde bizim
ürettiğimiz jeansler giyiliyor” diyor.
Yavuz Eroğlu, hayvancılıkla uğraşan babanın en
küçük çocuğu olarak köyde doğup büyümüş. İlkokul mezunu, ortaokulu yarıda
bırakmış. “İlkokuldayken yazları kendi hayvanlarımızın çobanlığını bile
yapardım” diyor. Köyden çıkıp büyüyen Eroğlu Şirketler Grubu, bugün ikinci kuşak
mensuplarını yurtdışında okutuyor. Büyük ağabey Nurettin Eroğlu’nun oğlu
Oxford’u bitirmiş ve şu an ABD operasyonunda çalışıyor.
Eroğlu Şirketler grubu geçen yıl toplam cirosu
120 milyon dolara ulaşan bir dev. Türkiye’de 3 bin 122 çalışanı var. Rusya’da
600 kişi çalışıyor. Bunların sadece 13’ü Türk. Colin’s hem vergisiyle, hem
istihdamıyla Rusya’ya borcunu ödüyor.
Yavuz Eroğlu Rusya’nın hala bütük bir fırsatlar
ülkesi olduğunu düşünüyor. “Ama işin kolayına kaçmak yok” diyor ve ekliyor:
“İş yapmak istiyorsanız buraya gelip kendi
gözünüzle göreceksiniz, işinizin başında duracaksınız. Çok sebat etmek lazım.
Kısa zamanda sonuç bekleyen kaybeder. Biz Rusya’da malımız yok satarken reklama
girdik, marka yarattık. Eskiden müşteri ne olsa alıyordu, mal arıyordu. Şimdi
bizim müşteri aramamız gereken rekabetçi bir dönem var.”
Başarının sırrı Türk-Rus sentezi -
İsmail Koçak Rusya’ya 15 yıl önce genç bir
mühendis olarak geldi, en büyük inşaat şirketlerinden birinin patronu oldu.
Bakkallarda satılmaz, Rusya’da satılır
- 29 yaşındaki Kamil Bilgiç’le 35 yaşındaki
Cengiz Savul, Muya’nın Türkiye’deki başarısini Rusya’ya taşımayı başaran iki
genç. Muya’nın Rusya öyküsünü Pusula’ya anlattılar.
Reklamla gelen başarı
- Evyap, ürünlerinin başarısını bu iki
ülkede yürütülen başarılı reklam kampanyalarına borçlu.
Oltayı Sinop’ta attı, balığı Rusya’da tuttu!
- 19 yaşında Moskova’ya geldi, 33 yaşında
başarıyı yakaladı.
Wall Street’ten Moskova’ya
- Harvard master’lı Batubay Özkan, henüz 28
yaşında ama ünlü milyarder Hodorkovski’nin bankası Rus Trust Bank’ın üst
yönetimindeki tek yabancı.
|